
Abbas GÜÇLÜ
Diyalog
Katsayı krizi yüzünden ÖSS başvuruları askıda (1)
Katsayı krizi, türbanı da gölgede bırakacak şekilde Türkiye'nin gündemine geliyor. Çankaya'nın YÖK üyelerini atamaması yüzünden YÖK Genel Kurulu toplanamıyor. Toplanamadığı için de, ÖSS'ye yönelik kararlar alınamıyor. Bu yüzden de ÖSS başvuruları gerçekleşemiyor.
Gecikmenin daha da uzaması halinde, bu yıl üniversiteye girişte ciddi sorunlar yaşanacak. ÖSS takviminde daha şimdiden bir aylık bir gecikme söz konusu. Katsayı tartışmaları nedeniyle bu gecikmenin daha da uzayacağı ve bunun da krize dönüşeceği vurgulanıyor.
Şu anda 21 üyeli YÖK'te 5 üyelik boş duruyor. Bunlardan 3'ü Çankaya, ikisi de Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) kontenjanından. Gül, ÜAK kontenjanından seçilen Necmi Yüzbaşıoğlu'nun atamasını 1.5 aydır onaylamıyor. Yine ÜAK kontenjanından seçilen Celal Şengör'e de onay vermiyor. Bu arada kendi ataması gereken üç adayı da bir türlü belirlemiyor.
Çoğunluk AKP'ye geçecek
AKP, önceki yıllarda çok büyük gerilimlere neden olan katsayı krizine, YÖK genel kurulu'nda sağlanacak çoğunlukla çözüm bulmaya çalışıyor. Bu yüzden de YÖK Başkanı Özcan, AKP görüşüne yakın çoğunluk sağlanıncaya kadar YÖK Genel kurulu'nu toplamamakta ısrar ediyor.
Şu anda çoğunluk, AKP'nin bakış açısının tam tersi yönde. Ama Çankaya'nın üç adayı ataması halinde, hele hele bir de ÜAK'nın seçtiği üyeleri geciktirmesi durumunda, çoğunluk, AKP'nin istediği yönde karar almasını sağlayacak noktaya gelebilecek. YÖK ve ÖSYM çevreleri, gecikmenin bu yüzden olduğu görüşünde. Peki YÖK Genel Kurulu'nda AKP'ye yakın bir görüş çoğunluğu sağlarsa ne olur?
Cevap çok net: AKP, önceki yıllarda Anayasa'yı ve YÖK kanununu değiştirerek sağlamaya çalışacağı ne varsa, hepsini YÖK kararıyla, tereyağından kıl çeker gibi gerçekleştirebilecek.
Örneğin imam hatipler ve meslek liselerinin önündeki tüm engeller kaldırılabilir. İsteyen istediği fakülteye rahatlıkla girebilir. Bunun için YÖK Genel Kurulu'nun karar alması yeter de artar. Peki milyonlarca kişiyi ilgilendiren bu konuda, YÖK ve ÖSYM'de bu yönde bir çalışma var mı?
YÖK ve ÖSYM'nin verdiği cevaplar aynen şöyle: Hiç kimse bu konuda hiç bir şey sormuyor, tartışmıyor ve bir hazırlık içerisinde değil. Peki o halde bekletilen başvuru kılavuzuna nasıl bir madde konulacak?
Bu konuda da çeşitli varsayımlar var. Milli Eğitim Bakanlığı'nın önceki yıllarda çok tartışılan ve hiç bir şekilde kabul görmeyen görüşleri, aynen kılavuza konulacak ve üniversiteye giriş sistemi, bir oldu bittiye getirilerek tümüyle değiştirilecek.
Asıl sorun kontenjanlar
AKP iktidarı ısrarla katsayıları kaldırmak istiyor. Ama asıl sorun kontenjanlarda. 2002'den itibaren, üniversite kontenjanları adeta yerinde sayıyor. Liselerden mezun olan öğrenci sayısı her yıl ortalama 70 bin artarken, kontenjanlardaki artış 10 bin de kalıyor. Bu yüzden de üniversite sayısı artmasına rağmen, kontenjan yetersizliği nedeniyle açıkta kalan öğrenci sayısı giderek artıyor. Nedeni ise iktidarın, üniversitelere kaynak ve kadro vermemesi!..
Peki katsayıların tümüyle ya da kademeli bir şekilde kalkması hangi sorunları da beraberinde getirir?
Yıllardır bu işi gerçekleştiren YÖK ve ÖSYM uzmanlarına göre, ortaya tam bir kaos çıkar. Enine boyuna tartışılmadan alınacak bir son dakika kararının başvuru kılavuzuna konulması, yasal pek çok sorunu da beraberinde getirir ki, bu da içinden çıkılmaz bir durum yaratır.
Görünen o ki, türbanda olduğu gibi, katsayı konusunda da gergin günler yaşanacak. AKP'nin katsayılar bu yıl mutlaka kaldırılsın yönündeki isteğinin, YÖK Başkanı Özcan'a da soğuk terler döktürdüğü belirtiliyor. Şu ana kadar hükümet ve Çankaya kontenjanından atanan üyeler arasında her hangi bir sınav ve ölçme değerlendirme uzmanın bulunmaması da ellerini, kollarını bağlamışa benziyor.
Özetin özeti: YÖK yasasını hazırlayanlar, günün birinde Çankaya ve iktidarın aynı görüşün eline geçeceğini belli ki hiç hesaba katmamışlar. YÖK'teki üçte iki çoğunlukla, bırakın katsayıları, türban bile Anayasa ve yasalar değişmeden rahatlıkla uygulama alanı bulabilir...
aguclu@milliyet.com.tr

Cafe