|
En büyük tehlike işsizlik...
TÜRKİYE'de işsizlik oranı kaç?
Hükümete göre yüzde 10.3...
Muhalefete ve bazı çevrelere göre, neredeyse bir misli fazla, yüzde 20'ye yaklaşıyor.
Peki, bunun hesabı kitabı yok mu?
Olmaz olur mu?
Elindeki sayıları, bilgileri, nalıncı keseri gibi hep kendisinden yana yontarsan, istediğin sayıyı bulursun...
* * *
CHP'ye göre, hükümet şöyle yapıyor:
"İş aramayan, ancak işbaşı yapmaya hazır olanlar ile mevsimlik çalışanları işgücü rakamına, işsizler rakamına dahil etmiyor, böylece işsizlik oranını yüzde 10.3 olarak hesaplıyor.
Oysa bu iki grup, işgücü ve işsizler rakamına dahil edilse, işsizlik oranı 2005 yılı için yüzde 17.6 olacak." (x)
Bu ne demektir?
"İş aramayan, ancak işbaşı yapmaya hazır olanlar" ne demektir?
Adam iş aramıyor ama, işbaşı yapmaya hazır...
İş aramayan adam nasıl işbaşı yapmaya hazır olacak?
Yani bu insanlar, yoksulluk batağında çırpınırken çalışmak istemedikleri için mi, ya da çalışmaya ihtiyaç duymadıkları için mi iş aramıyorlar?
Hiç böyle şey olur mu?
Adama deli derler, çıldırmış derler.
* * *
OYSA bu insanlar niye iş aramıyorlarmış biliyor musunuz?
- İş bulma umudunu yitirmiş olduklarından,
- Kurumsal iş arama kanallarını kullanma alışkanlığı bilgisi ve kültürü olmadığından,
-Ya da kurumsal iş arama kanallarının kendilerine iş sağlamasına güvenleri kalmadığından...
Birinci, üçüncü nedeni anlamak mümkün de "ikinci" neden de kuşkumuz var.
İşsiz adamın çalmadığı kapı kalmaz; ama bazılarının kurumsal iş arama kanallarını kullanma alışkanlığı, bilgisi, kültürü yokmuş...
Varsın olmasın, öyle bir öğrenir ki, gide gele o kadar alışır ki, bilgisi kültürü o kadar artar ki!
Yeter ki onlara güveni olsun...
* * *
BU ülkenin her sorunu önemli ama, bize göre bunların başında "işsizlik" geliyor.
Geçen gün gazetelerde haber vardı; yeni üniversiteler açılıyor.
Açılıp ne olacak?
Diyelim yarım yamalak değil, doğru, eksiksiz bilgilerle mezun oldular...
Sonra ne yapacaklar?
İşsizlik talimi...
Nüfusu bu kadar genç olan bir ülkenin işsizleri gençler olursa, tehlike çan çalarak içeri girmiştir bile...
* * *
İŞ, devlet memurluğu değildir.
Yatırım yapmadan, işyeri kurmadan, onları üretime geçirmeden işsizlik bitmez.
Bırakın işyerleri açmayı, tekstilde işyerleri kapanıyor; mandalina, portakal toplanmadan dallarda çürüyor.
Bilin ki, Türkiye'yi bölmek isteyen iç ve dış düşmanlar ne kadar güçlüyse, işsizlik onlardan kat be kat güçlüdür.
Acaba farkında musunuz?
Su akıtanla, un akıtanla bu iş çözülmez; ya da "At binenin, un akıtanın" diyerek...
————
(x) CHP Ekonomi Bülteni, Mart 2006.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|