Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Mart 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türkiye "nükleer tehdit"e karşı arayış içinde


Askerlerin iç siyasete dönük olarak yaptıkları açıklamalar bizde büyük yankı bularak günlerce tartışılır. Kıbrıs veya Kuzey Irak gibi bir iki istisna dışında, Türkiye'nin savunma ve dış politikasıyla yakından ilgili olan önemli kimi açıklamalarıysa, her nedense, aynı ilgiyi görmez.
Oysa bu açıklamalarda, Türkiye'nin orta ve uzun vadeli savunma stratejilerindeki değişime işaret eden önemli ipuçlarını bulmak mümkün. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün, önceki gün Harp Akademileri'nde Harbiyelilere yaptığı konuşmada olduğu gibi.
Hilmi Paşa, Türkiye'nin nükleer silahlarla ilgili olarak ciddi bir tehditle karşı karşıya bulunduğunu söyleyerek şunları belirtmiş:
"Uzakdoğu'dan başlayarak Ortadoğu'ya doğru uzanan nükleer eksenin küresel kırılma hatlarıyla olan ilgisi ve birbirini çeşitli şekillerde besleyen özel ilişkisi, bölgemizdeki güvenlik konusunu çok daha karmaşık bir hale getirmektedir."

Cümlenin deşifresi
Kelimeleri son derece dikkatli seçilmiş ve kapsamı geniş tutulmuş olan bu cümleyi şu şekilde deşifre etmek mümkün:
Nükleer silah yarışı artık Çin'den ve Kuzey Kore'den başlayan ve Hindistan ile Pakistan'ı da içine alan bir hat üzerinden Ortadoğu'ya ulaşmıştır. İsrail'in nükleer silahlara sahip olduğu bilinirken, İran'ın da benzeri bir yeteneğin peşinde olduğunu çağrıştıran adımlar atması, konuya Türkiye açısından yeni bir aciliyet vermektedir.
Zira bu durum, sadece Ortadoğu'ya has nedenlerden dolayı değil, aynı zamanda küresel düzlemde -örneğin Batı ile İslam dünyası arasında veya ABD ile İran arasında- artan gerginlikten de güç alan bir olgu olarak Türkiye'nin önünde durmaktadır.
Tehditler, savunma stratejistleri tarafından bertaraf edilmek üzere saptandıklarına göre, Hilmi Paşa'nın bu sözlerinden geleceğe dönük olarak ne tür bir anlam çıkarmalıyız?
Bu sözlerden, Türkiye'nin, karşı karşıya bulunduğu nükleer tehdidi "dengelemek" veya "caydırmak" amacıyla, bir an evvel nükleer silahlara yönelmesi gerektiğini mi anlamalıyız?

Bir seçenek daha var
Yoksa Türkiye'nin, bu gelişen tehdit karşısında, nükleer silahsız olmayı yeğleyen ve bunun kendi bölgesinde yayılması için çalışan ülkeler grubuna dahil olmaya çalışacağını mı anlamalıyız?
Tabii, Türkiye için bir seçenek daha var. O da, "kolektif savunma" yanlısı bir ülke konumunu sürdürerek, Soğuk Savaş sırasında olduğu gibi, nükleer tehdide karşı savunmasını NATO'ya havale etmesidir. O halde, Hilmi Paşa'nın sözlerinden, bu şıkkın güçlendirilmesi gereğini mi anlamalıyız?
Bu seçeneklerin her biri beraberinde ciddi sorular getiriyor. Bunlara verilecek yanıtlar da Türkiye'nin geleceğe dönük savunma, dolayısıyla da dış politika stratejilerinin yönünü tayin edecektir.
Hilmi Paşa'nın söylediklerinden, bu sorulara yanıtların en azından Genelkurmay bünyesinde aranmaya başladığını çıkarıyoruz. İran'ın "nükleer ateşle oynama" inadı ve bunun bölgede ortaya çıkaracağı yeni savunma gereksinmeleri, bu yanıtların bir an evvel somutlaştırılmasına hayati bir önem kazandırıyor.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Çanakkale, milliyetçilik, Avrupa
ÇANAKKALE deyip de Mehmet Akif'in yazdığı des...
Çetin ALTAN
Sular altında boğulan zavallı Edirne...
Mart ayı hâlâ kapalı gökleri, düşük ısısıyla ...
Melih AŞIK
Merkez kaydı!
Günlük iç politika tartışmalarının ve iktidar...
Fikret BİLA
Binay: Yöntem rahatsız etti
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'ni...
Hasan CEMAL
Orgeneral Özkök...
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök önc...
Güneri CIVAOĞLU
Sızıntı
Şemdinli olayları için TBMM Araştırma Komisyo...
Can Dündar
Duvar delen notalar
İsrail'e giderken Fazıl Say demişti ki;
Abbas GÜÇLÜ
İnternet melek mi, şeytan mı?
Çağımızın, hatta biraz daha öteye gidip tüm z...
Semih İDİZ
Türkiye "nükleer tehdit"e karşı arayış içinde
Askerlerin iç siyasete dönük olarak yaptıklar...
Sami KOHEN
Aynı nakarat...
ABD Başkanı George W. Bush'un hazırladığı "Ul...
Metin MÜNİR
Masonluk bahçesinde var bir yılan
1960 ihtilalinden sonra kurulan Adalet Partis...
Hasan PULUR
En büyük tehlike işsizlik...
TÜRKİYE'de işsizlik oranı kaç?
Derya SAZAK
Yerli doktor
Genç doktorların 14 Mart kırgınlığı sürüyor. ...
Meral TAMER
ABD'de 2025'e kadar nükleere tek kuruş yok
Amerika'da yaşayan okurum Hayrettin Kılıç'tan...
Tamer HEPER
Başvurmakta gecikmeyin
Kredi kartları konusu toplumu yakından ilgile...
Yaman TÖRÜNER
Emlakta global eğilimler
Dünyanın en büyük gayrimenkul fuarı MIPIM Fra...
Güngör URAS
STÖ (Bilerek, bilmeyerek) ülkeye kötülük ediyor
Kendilerini STÖ (Sivil Toplum Örgütü) olarak ...
Serpil YILMAZ
Türk yatları Körfez'de
Ortadoğu'nun en büyük yatçılık fuarı "Dubai I...
M. Ali BİRAND
Awacs çok pahalı bir oyuncak değil mi?
Yıllar öncesinden beri, Amerika Türkiye'ye AW...

© 2006 Milliyet