Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Aralık 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Kredi kartları batağı mutlaka kurutulmalı


Kredi kartları hepimizin günlük yaşamının en önemli unsurlarından biri. Özellikle dar gelirliler, kredi kartlarını kullanarak harcamalarını öteleyerek yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Ancak bugün gelinilen nokta hiçte iç açıcı değil.
Yaklaşık 600 bin kişi kredi kartı batağında. Borcunu artık çeviremez duruma girmişler ve kara listeye alınmışlar. Bir o kadarı da, önümüzdeki yıl listeye eklenecek. Başka bir deyişle, aile bazında hesaplarsak 3-4 milyon kişi bu durumdan etkileniyor.
Şimdi çok rahatlıkla "Kardeşim, bu kişilerde hesaplarını iyi tutsalar ve ayaklarını yorganlarına göre uzatsalardı " diyebilirsiniz. Ancak iş o kadar da basit değil.
Evet doğrudur, herkes ayağını yorganına göre uzatmalı, ancak ortada bir de bankaların uyguladıkları fahişin de ötesinde bir gecikme faizi var. Bankalara soruyorsunuz, bu sistemin ancak böyle döndürülebilineceğini söylüyorlar.
Mutlaka bunun bir orta yolu bulunmalı.
Açılacak krediler ve aynı zamanda da faiz miktarları sınırlanmalı.
Bankalar, kredi kartları operasyonunu bu kadar faiz yükü bindirmeden de çevirmenin yolunu bulmalılardır. Tüketici kredilerini, kredi kartı gecikme faizinin çok daha altında dağıtabilen bankalar, eminim bu sorunu da çözebilirler.
Bir de ne yapıp edip, yığılmış ve altından kalkılamayacak noktaya gelmiş borç yatağını eritmek amacıyla, bir defaya mahsus bir ödeme formülü çıkarmalılar.
Aksi halde, bu tempoda gidilirse, ilerde patlamalarla karşı karşıya kalınacak. O zaman da çözümü çok daha güç olacak.

* * *
ÇOK DOĞRU DİĞER BİR KARAR...
KKTC'yi bekleyen bir diğer tehlike de, Mülkiyet Komisyonu konusunda. Hatırlayacaksınız, Loizidu davasında Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından, bu kadının Kuzey'deki evine gitmesi engellendiği gerekçesiyle mahkum edilmişti. Ardından, Rumlar mahkemeye yüzlerce yeni dava başvurusu yapmışlardı. Tam bu aşamada (2001-2004) Annan planı tartışmaları sırasında yeni bir yöntem saptandı. Buna göre, KKTC'de bir Mülkiyet Komisyonu kurulacak ve Rumlar ilk başvurularını bu komisyona yapacaklardı. Ancak bu Komisyonun, tarafsız kişilerden oluşturulması ve Rumlara gayrimenkullerini geri verme yetkisine sahip olması gerekiyordu. Bu gerçekleştiği taktirde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tüm başvuruları bu komisyona yönlendirecekti. Böylece zaman kazanılacak ve daha dengeli bir çözüm bulma imkanı doğacaktı.
Türkiye ilk başta komisyona tarafsız değil, tam aksine taraflı isimleri (Rum evlerinde oturanlar) seçti ve gayrimenkul geriye verme yetkisini de reddetti. Sonra bakıldı ki, iş çıkmaza gidiyor, bu defa komisyondaki isimler değiştirildi. Ancak gayrimenkulü geriye verme yetkisi yine askıda tutuldu.
AİHM bunun üzerine, yeni başvurulardan birini daha inceleme kakarı aldı. Yani, Loizidu sonrasında durdurulan süreç yeniden başlatıldı.
İşte tehlike buradan kaynaklanıyordu. AİHM bu dosyaları kabul ettiği anda, Türkiye büyük bir tazminat yağmuru altında kalacaktı.
İşte KKTC bu büyük tehlikeye karşı sonunda harekete geçti.
Son derece akılcı ve aynı derecede de cesur bir adım atıyor.
Yapılması düşünülen yasa değişikliği ile, Tazmin Komisyonu artık, kuzeyde kalan Rum mülkleriyle ilgili tazminat ödenmesi ve kamu düzenini tehlikeye düşürmeyecek mülkleri iade edilmesi imkan dahiline girecek.
Bu şekilde Rumlar artık AİHM'ne gitmeden önce KKTC'deki iç hukuk yollarını denemek zorunda kalacaklar.
Türk tarafı rahat bir nefes alabilecek. Nihai bir çözüme kadar tazminat yükünü azaltabilecek.

* * *

KIBRIS'IN BERLİN DUVARI ARTIK YIKILIYOR…
Gazetelerde okumuşsunuzdur.
Yabancı basının " Kıbrıs'taki Berlin duvarı" diye nitelendirdiği, Kuzey ile Güneyi birbirinden ayırmanın en önemli simgelerinden biri sayılan bariyerler kaldırılıyor.
Talat, sadece Rumları değil, attığı bu adımlarla bütün dünyayı şaşırtıyor.
Son derece önemli ve güzel bir jest.
Papadopulos yönetiminin, Türk tarafının attığı bu adım karşısında söylemleri bozulduı.İşin nerelere kadar gideceğini gördüklerinden dolayı, bu yaklaşımı "oyun " diye niteliyorlar.
Papadopulos hala dünya'nın ve KTTC'nin değiştiğini görmek istemiyor. Uluslar arası kamu oyundaki bıkkınlığın da farkında değil. Türk tarafını "gaddar istilacı" gibi göstererek bu işin altından kalkabileceğini sanıyor.
Yanılıyor.
Talat bu adımlarını arttırabildiği sürece Rumları sıkıştıracak, hiç değil Türk tarafının çözüm istediğini daha iyi anlatabilecek.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Masada bir yalnız kadın
ULAŞTIRMA Bakanı Binali Yıldırım erkeklerle b...
Çetin ALTAN
Boza
Bazı sabahlar havalar günlük güneşlik olsa da...
Melih AŞIK
Büyük pazarlama
Haber dün birinci sayfamızda, "Rumlara AB Müj...
Fikret BİLA
Erdoğan'ın kimlik yorumu Anayasa Mahkemesi içtihadıyla çelişiyor
Şemdinli olaylarından sonra üst kimlik-alt ki...
Hasan CEMAL
Kimliğin altı, üstü!
Evet, üst kimlik - alt kimlik... Bağırıp çağı...
Yılmaz ÇETİNER
Mozaik bilmecesi!
Örnek: Anam Türk'tür, İzmirli. Onun babası Se...
Güneri CIVAOĞLU
Vergiden '0' atmak
Önce enflasyon yüzde 10'un altına indi. Sonra...
Can Dündar
Fikri iktidarda, kendi yargıda
Masamın üstünde bir iddianame var:
Hurşit GÜNEŞ
Vergi indirimi neden yapıldı? Neye yarayacak?
Önceki gün Başbakan Erdoğan AKP Meclis Grubu ...
Doğan HEPER
Öğretmenler kaç parça?
AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Reh...
Semih İDİZ
Lozan tartışmasında uzman görüşü
Lozan ile ilgili son yazıma aldığım tepkiler ...
Sami KOHEN
Cüsseli olmanın sıkıntısı...
TÜRKİYE'nin AB üyeliği konusunda her gün fark...
Hasan PULUR
Futbol uleması demiş ki!
BAŞBAKAN "Ulemaya sormalı" dedi diye kıyamet ...
Derya SAZAK
Kyoto eylem günü
Dünya küresel ısınmaya karşı ayağa kalkıyor. ...
Meral TAMER
Okurlarımızdan Prof. Aşkın'a sevgi çemberi
Gerek Van Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yüce...
Yaman TÖRÜNER
Kurumlar vergisinde indirim bir harika
Muhalefet uyuyadursun, hükümet hem gündemi ta...
Güngör URAS
Vergide yabancı 'memnun olsun' (...Yerli ne olursa olsun!)
Başbakanımız, "kurumlar vergisi yükünün Türk ...
M. Ali BİRAND
Kredi kartları batağı mutlaka kurutulmalı
Kredi kartları hepimizin günlük yaşamının en ...

© 2005 Milliyet