|
Futbol uleması demiş ki!
BAŞBAKAN "Ulemaya sormalı" dedi diye kıyamet koptu...
Çünkü onun "ulemadan" maksadının ne olduğu hemen belli oldu, konu "türban"dı, türban siyasi İslamın simgesiydi.
Yoksa bir bilene, erbabına, ehline, ulemaya danışmak ya da onları dinlemek elbette yerine göre gerekliydi.
Hiç bilenle bilmeyen bir olur muydu?
Bir şeye takıldın mı, bilene, ehline, erbabına, ulemaya danışacaksın, kulak vereceksin...
***
MESELA bizim dostlarımızdan birinin günlerden beri aklına takılan bir konu vardı:
"Milan'a 4-0 yenilen Fenerbahçe iki gün sonra Galatasaray gibi bir takımı, hem de onların evinde nasıl 1-0 yener?"
***
DİYECEKSİNİZ ki, onun başka derdi yok mu?
Var ya da yok, kime ne? Herkesin bir derdi var, bizim ki de buna takmış, ille de Ulaştırma Bakanı'nın muhterem eşinin erkeklerle bir masaya oturmayıp, tek başına başka masaya oturmasına takacak değil ya!
Üstelik buna takanlara da bıyık altından gülüp, "Vukuat-ı adiyeden" diyor, yani, olağan bir vaka...
Fener, Milan'a 4-0 nasıl yenilir, Galatasaray'ı 1-0 nasıl yener?
***
GEÇEN gün, sabah telefon etti.
"Buldum, buldum!" diye bağırıyor, sanki Arşimet...
Neyi bulmuş acaba?
Bulmamış, öğrenmiş.
Neymiş öğrendiği?
"Futbol ulemaları"nı dinlemiş, öğrenmiş...
Lafı fazla uzatmadan anlattı:
"Fenerbahçe, Milan'a niçin dört sıfır yenilip Galatasaray'ı niçin 1-0 yenmiş biliyor musun?"
"Lafı uzatma, kısa kes! Ulema ne demiş onu söyle!"
"Meğer Milan maçından önce, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım Daum'a demiş ki, sen Milan maçını boş ver, bize Galatasaray lazım, onları yendik mi şampiyonluğa gideriz. Milan'ı kazansak ne olacak, kaybetsek ne olacak? Ama Galatasaray'ı yendik mi, yer yerinden oynar!"
***
BİZİ de meraklandırdı:
"Eeee, anlat bakalım, nasıl olmuş bu iş?"
"Daum'un aklı yatmış, Milan maçını kazanmak mı önemli, Galatasaray'ı yenmek mi? Başkan doğru söylüyor, demiş, herhalde oyuncuları da etkilediği, onlara doğru yolu gösterdiği için takım dört yemiş, sakatlanmamışlar, ceza almamışlar, yorulmamışlar. İki gün sonra da Galatasaray maçına çıkıp yenmişler."
***
ŞÖYLE bir yüzüne baktık:
"Senin kasketin, şapkan var mı?"
Niye sorduğumuzu pek anlamadı:
"Var, ne olacak?"
"Ya kasket giy, ya şapka, havalar soğudu kafanı üşütme!"
"Ne demek istiyorsun, ulema da, işin erbabı da yanlış mı söylüyor?"
"Sen istersen onlara da söyle, kafalarına bir şey geçirsinler, hava soğudu, yeteri kadar üşütmüşler, daha da üşütmesinler!"
***
SONRA düşündük...
"Ulema" dediğin böyle olmalı!
Bizim Galatasaray hastası "Berber Zeki"nin pabucu da artık dama atıldı; "ulema" dediğin böyle olmalı...
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|