|
Mozaik bilmecesi!
Örnek: Anam Türk'tür, İzmirli. Onun babası Selanik'ten Anadolu'ya göçmüş, bir Kürt kızıyla evlenmiş. Beş çocukları olmuş. Biri Abaza genciyle evlenmiş, ortancası Rizeli delikanlıyı sevmiş, baş göz etmişler.
Babamın babası Kürt'tür, Türk kızıyla evlenmiş. Babasının babası ise Arap'mış! Bizim oralarda (Mezopatamya) eskiden kim kimdir sorulmazdı, şimdi de hiç düşünülmüyor. Kısmet neyse, hali vakti iyiyse, aldığı kıza, çoluk çocuğuna bakabilecekse imam nikâhıyla evleniyorlar. 1930'lardan sonra belediye nikâhı, muhtar nikâhı yapılmaya başladı. Maymunun gözü açıldı! İmam nikâhını yutmuyor kız aileleri...
* * *
Örnek: Babam Samsunlu Türk. Anam Elazığ'ın köylerinden bir Kürt ailenin kızı. Ama onlar da karışık! Babamın babası Çerkez'miş. Gürcistan'dan göç etmişler savaştan sonra. Büyükbabam Amasya'dan bir kız almış. O kızın ailesi de Türk'müş! Ama doğrusu ya, yarı yarıya Türk!
- Yarı yarıya Türk ne demek?
- Oluyor işte! Zaman değişti, şimdi konuşuyoruz bunları, hoşlanmıyoruz da! Kürt Kürtlüğünü bilirdi, Arap Araplığını, ama hepimiz Türk'üz derdik. Zaten kimse sormazdı ki! Kökenimiz Kürt de olsa, Arap da olsa dilimiz kafamız alışmıştı Türk'e. Yaşadığım topraklar Türkiye değil mi? O Türkiye benim vatanım değil mi?
Kız alıp kız vermişiz, oğlan alıp oğlan vermişiz! Karmakarışık aileler. Evlenirken ne kız ne oğlan hiçbiri araştırmıyor, sormuyor Türk müsün, Kürt müsün, Çerkez misin, Arap mısın diye! Şimdi işin içine siyaset ve çıkarlar girdi ya, kazanı ha babam kaynatıyorlar!
* * *
Örnek: Anne de baba da İstanbullu Türk. Bir tanecik kızlarını Vanlı bir gence vermişler. Kız oğlanı sevmiş, oğlan da kızı! Damada Kürt'sün diyorlarmış ama sadece anası Kürt ailedenmiş! Babası ise Arap! Onların anaları, babaları Türk, Kürt, Arap, Acem kız alıp vermişler. Karmakarışık olmuşlar. Evet, damat Kürt'üm diyormuş ama aile çevresinde siyasete girmiş olan fanatikler "Kürt'üm de" diye ısrar ediyorlarmış!
Damat ne yapsın? İstanbul'da Türk'üm, Van'da Kürt'üm, diyormuş yakınlarını memnun etmek için! Eee, gün ola harman ola değil mi?..
* * *
Örnek: Baba Yugoslavya'da Gostivarlı Boşnak, eşi Priştineli Arnavut. Bir başkası; erkek Üsküplü Türk, eşi ise Arnavut kökenli güzel bir kız! Onların çocukları da üç kuşaktır büyüyüp gidiyor; karmakarışık evlilikler! Irk, dil hatta din vız geliyor gençlere! Aşk var, sevgi var, yuva kurma hasreti ve geleneği var!
Bütün bu portrelerin hepsi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları!
- Nesin, kimsin, diye sorulunca:
- Türk'üm, diyor hepsi... Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı!
Dünyanın herhangi bir yerinde Boşnak, Arnavut, Abaza, Çerkez, Kürt veya Acem'im dese, tanınma oranı, korunma oranı nedir ki? Türkiye Cumhuriyeti pasaportu ve Türk sıfatı aynı zamanda bir koruyucu kimlik oluyor! Aziz Atatürk boşuna bütün bu insanları kanatları altına alıp:
- Ne mutlu Türk'üm diyene dememiş...
|
|