Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Aralık 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Erdoğan'ın kimlik yorumu Anayasa Mahkemesi içtihadıyla çelişiyor


Şemdinli olaylarından sonra üst kimlik-alt kimlik tartışmaları alevlendi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la CHP Genel Başkanı Deniz Baykal arasında, "üst kimlik, Türklük, Türk ulusu" kavramları üzerinden sert tartışmalar yaşandı.
Tartışmanın özünü, Türkiye'de neyin üst kimlik sayılacağı oluşturuyor. Erdoğan, bu kimliğin vatandaşlık bağı olduğu görüşünde. Türk, Kürt, Laz, Çerkez diğer etnik kimlikleri eşit alt kimlikler olarak görüyor. Baykal ise etnik kimlikleri tanımakla birlikte, Türklüğün, Türk ulusunun üst kimlik sayılmasını, diğer etnik grupların ise Türk ulusunun parçası, onu meydana getiren unsurları olarak görülmesi gerektiğini savunuyor.
Anayasa'nın, "Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk'tür" hükmünün yorumlanmasıyla ilgili tartışma sürüyor.

'İnkâr anlamı taşımaz'
Anayasa'yı, yorumlama konusunda en yetkin kurum kuşku yok ki, Anayasa Mahkemesi...
Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın tartışılan 66. maddesini, HADEP davasında geniş biçimde yorumlamış durumda. Yüce mahkemenin HADEP'i kapatan 13.3.2003 tarihli gerekçeli kararında, vatandaşlık bağıyla bağlı herkesi Türk sayan 66. maddeye ilişkin yorumu şöyle:
"Anayasamız, Türk Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesi Türk sayan birleştirici ve bütünleştirici bir milliyetçilik anlayışına sahiptir. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, bu çağdaş milliyetçilik anlayışının belirgin niteliklerinden birini oluşturmaktadır.
Bu bağlamda, anayasaya göre Türk Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin hangi etnik gruptan olursa olsun Türk sayılması onun etnik kimliğini inkâr etmek anlamında değil, devletine, 'Türk Devleti', ulusuna, 'Türk Ulusu' ve ülkesine 'Türk Vatanı' denen ve toplum yapısında çeşitli etnik gruplar bulunan ülkede bütün vatandaşlar arasında eşitliğin sağlanması ve çoğunluk içinde bulunan etnik grupların azınlığa düşmesini önleme amacına yöneliktir. Bu nedenle, anayasamıza göre siyasal açıdan önemli olan soy değil ulusal topluluktan olmaktır."

Ulusal birlik
Anayasa Mahkemesi, aynı kararında "ulusal birlik" kavramına da açıklık getiriyor. Şöyle diyor:
"Ulusal birlik, devleti kuran, ulusu oluşturan toplulukların ya da bireylerin etnik kökeni ne olursa olsun, yurttaşlık kurumu içinde ayrımsız birliktelikleriyle gerçekleşir.
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmezliği ilkesi azınlık yaratılmamasını, bölgecilik ve ırkçılık yapılmamasını ve eşitlik ilkesinin korunmasını da içerir."

'Türk ulusu gerçeği'
Anayasa Mahkemesi, söz konusu kararında özel ve kamusal eşitliğe ve Türk ulusu olgusuna şöyle yaklaşıyor:
"Türk Devleti'nin vatandaşları arasında özel ve kamusal alanda etnik ya da diğer herhangi bir nedenle siyasal ve hukuksal bir ayrılık söz konusu değildir.
Nitekim Türk Milleti içinde yer alan farklı kökenden vatandaşlar arasında Türkiye'nin her yerinde yaşama, eğitim ve medeni haklar yanında, seçme ve seçilme hakkından tam olarak yararlanma, istek ve başarılarına göre her işte çalışma, Türk dil ve kültüründen faydalanma ve katkıda bulunma gibi konularda tam eşitlik anlayışı içinde hiçbir ayırım gözetilmemektedir.
Ülke ve milletin bölünmez bütünlüğüyle ilgili bu tarihsel oluşum tüm anayasalarımızda vazgeçilmez ve ödün verilmez temel kural olarak yer almıştır. Tarihin çok uzun bir gelişme süreci içinde gerçekleşip, kaynaşma ve bütünleşmeye dayanan Türk Ulusu gerçeği ve olgusuna karşı ayrımcılığa, bölücülüğe, terör ve sonuçta yok olmaya yol açacak eylemler kabul göremez."
Anayasa Mahkemesi'nin "Türk" ve "Türk Ulusu" yorumu, Atatürk'ün millet ve milliyetçilik anlayışına, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi ve ilkelerine uygun bir yorumdur.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Masada bir yalnız kadın
ULAŞTIRMA Bakanı Binali Yıldırım erkeklerle b...
Çetin ALTAN
Boza
Bazı sabahlar havalar günlük güneşlik olsa da...
Melih AŞIK
Büyük pazarlama
Haber dün birinci sayfamızda, "Rumlara AB Müj...
Fikret BİLA
Erdoğan'ın kimlik yorumu Anayasa Mahkemesi içtihadıyla çelişiyor
Şemdinli olaylarından sonra üst kimlik-alt ki...
Hasan CEMAL
Kimliğin altı, üstü!
Evet, üst kimlik - alt kimlik... Bağırıp çağı...
Yılmaz ÇETİNER
Mozaik bilmecesi!
Örnek: Anam Türk'tür, İzmirli. Onun babası Se...
Güneri CIVAOĞLU
Vergiden '0' atmak
Önce enflasyon yüzde 10'un altına indi. Sonra...
Can Dündar
Fikri iktidarda, kendi yargıda
Masamın üstünde bir iddianame var:
Hurşit GÜNEŞ
Vergi indirimi neden yapıldı? Neye yarayacak?
Önceki gün Başbakan Erdoğan AKP Meclis Grubu ...
Doğan HEPER
Öğretmenler kaç parça?
AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Reh...
Semih İDİZ
Lozan tartışmasında uzman görüşü
Lozan ile ilgili son yazıma aldığım tepkiler ...
Sami KOHEN
Cüsseli olmanın sıkıntısı...
TÜRKİYE'nin AB üyeliği konusunda her gün fark...
Hasan PULUR
Futbol uleması demiş ki!
BAŞBAKAN "Ulemaya sormalı" dedi diye kıyamet ...
Derya SAZAK
Kyoto eylem günü
Dünya küresel ısınmaya karşı ayağa kalkıyor. ...
Meral TAMER
Okurlarımızdan Prof. Aşkın'a sevgi çemberi
Gerek Van Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yüce...
Yaman TÖRÜNER
Kurumlar vergisinde indirim bir harika
Muhalefet uyuyadursun, hükümet hem gündemi ta...
Güngör URAS
Vergide yabancı 'memnun olsun' (...Yerli ne olursa olsun!)
Başbakanımız, "kurumlar vergisi yükünün Türk ...
M. Ali BİRAND
Kredi kartları batağı mutlaka kurutulmalı
Kredi kartları hepimizin günlük yaşamının en ...

© 2005 Milliyet