|
SEKA'lı arkadaşlar!
"Siyasetçi ka - ti - li yapmayın bizi"
"Tay - yip, bu şar - kı burada bit - ti"
Deniz Baykal, önceki gün bu öfkeli sloganlar arasında kapatılmak istenen SEKA'nın işçilerine seslenirken, arkadaşımız Fahrettin Fidan dışarıda kalan işçilerle konuşuyor.
- Deniz Bey'e gösterilen ilgiye bakınca SEKA, CHP'nin kalesi gibi görünüyor?
- Hiç alakası yok abi. Sendikacıların da, işçilerin de çoğu AKP'li... Birkaç yıl önce yine kapatılmamız gündeme gelmişti. O zaman bizi ziyarete gelen CHP il yöneticileri bu salonda dayak yemekten zor kurtulmuştu. Şimdiki Orman Bakanı Pepe, fabrikaya postu sermiş, SEKA benim namusumdur, kapattırmam, diye nutuklar atıyordu.
- Sonra?
- Daha altı ay önce yine buraya geldi, yine aynı şeyi söyledi. Ama şimdi ara ki bulasın.
- Tayyip Erdoğan, bu araziyi park yapacağız, halk gelip çimlerin üzerinde elektriğini boşaltacak, diyor.
- Ah be abi, o lafı bir gelip burada söylese... Biz de ona elektriğimizi bir güzel boşaltsak!
- Peki, diyelim yarın bir seçim oldu?
- (Araya CHP'li olduğunu söyleyen bir işçi giriyor) Bunlar gene bize oy vermez abi. Giderler oylarını gene sağa verirler. Öyle değil mi lan arkadaşlar?
"Lan arkadaşlar"dan hiçbir yanıt gelmiyor.
Kadınların mahremiyetinin görünmemesi için türban kavgası verenlerin, Latife Hanım'ın aşk mektuplarını okumak için çırpınması, bir ahlak kartvizitidir.
Haldun Ertem
Vatandaş "Türk Osman"
Osman Bey, sabah saat 7.00'de Casio masa saatinin alarmıyla gözlerini açtı. Puffy yorganını kaldırdı. Hugo Boss pijamalarını çıkarıp Adidas terliklerini giydi. WC'ye uğradıktan sonra banyoya geçti. Clear şampuanı ve Protex sabunuyla duşunu aldı. Colgate ile dişlerini fırçaladı. Rowenta ile saçlarını kuruttu. Bill's gömleğini ve Pierre Cardin takımını giydi. Lipton çayını içti. Sony televizyonda medya özetlerini ve flash haberleri izledi. Citizen kol saatine baktı. Aile fertlerine çav deyip Hyundai otomobiline bindi. Blaupunkt radyosunu açarak, rock müziği buldu. Ağzına bir Polo şeker attı.
Şehrin göbeğindeki Mega Center'daki ofisine varınca, Casper bilgisayarını çalıştırdı. Microsoft Excel'e girdi. Ofisboy'dan Nescafe'sini istedi. Saat 10.00'a doğru açlığını yatıştırmak için Grissini yedi. Öğlen Wimpy's Fast Food kafeteryaya gitti. Ayaküstü Coca Cola ve hamburgeri mideye indirdi.
Camel sigarasını yakıp Star gazetesini karıştırdı.
Akşamüzeri iş çıkışı Image Bar'a uğrayıp CB'sini yudumladı, sonra köşedeki Shopping Center'a uğradı. Eşinin sipariş ettiği Persil Supra deterjan, Ace çamaşır suyu, Palmolive şampuan, Gala tuvalet kâğıdı, Sprite gazoz ve Johnson kolonyayı alarak kasaya yanaştı. Bonus kartıyla faturayı ödedi.
Hafta sonu eşi Münevver'le Galeria'ya giden Osman Bey, Showroom'ları dolaşıp Kinetix ayakkabı, Lee Cooper blue jean satın aldı.
Akşam evde bir gazetenin verdiği TV Guide'a göz atan Osman Bey, kanallar arasında zapping yaparak, First Class, Top Secret, Paparazzi gibi programları izledi. Aynı anda Outdoor dergisini karıştırdı.
Saat 22.00'ye doğru Show'da Türk dili üzerine panel başladı. Uykusu gelen Osman Bey, televizyonu kapatıp yatak odasına geçerken, kendini mutlu hissetti. "Ne mutlu Türk'üm diyene" diye gerindi... (Ali Özdemir - Bolu)
Kadıköy'de Anakent reklam afişleri:
"Kadıköy - Kartal raylı sistemi start alıyor"
Sistem start alırken Türkçemiz can veriyor...
E. Ateş
Soygunlar
Tarabya Aydınlık Mahallesi'nde, bir haftada 6 evin soyulduğunu yazmıştık. Evi soyulan ailelerden biri anlatıyor:
- Hırsız üçüncü kattaki evimize tırmanıp soydu. Üstelik arabamızın kontak anahtarını alıp arabamızı götürdü. Eevimiz Tarabya Karakoluna sadece 500 metre.
Beyoğlu Emniyet Amirliği'nin yanıbaşında 5 işyerinin soyulduğu, dün Hürriyet'in manşetiydi. İstanbul'da konut soygunları akılalmaz boyutlara ulaştı...
Merak ediliyor... Civarında soygunların yoğunlaştığı karakol ya da amirliklere, İçişleri Bakanlığı, "Hayrola ne oluyor?" diye, soruyor mu?
m.asik@milliyet.com.tr
|
|