19 Ocak 2004 Pazartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Bush'tan Erdoğan'a mesajlar

           
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın önümüzdeki hafta yapacağı ABD ziyareti, özellikle de 28 Ocak'taki Beyaz Saray buluşması, hepimizin geleceğini belirleyecek önemdeki konuların Türkiye ile ABD arasında en üst düzeyde ele alınmasına fırsat oluşturacak. Bu ziyarete, Washington da en az Ankara kadar önem atfediyor, zira Bush yönetimi de biliyor ki 2004, Türkiye'nin dünyadaki yeri açısından kritik kararların yılı.
    Gelin lafı fazla uzatmadan, Başbakan'a, Başkan George W. Bush ve ekibi tarafından ne tür mesajlar verilebileceğini ana başlıkları ile irdeleyelim.
   
    Kıbrıs ve AB
    Bush yönetimi, Erdoğan hükümetinin 'Kıbrıs'ta çözüm' isteğinde samimi olduğuna ve tarafların iyi niyetle masaya oturması halinde, Kıbrıs'ın AB üyeliğinin başlayacağı 'mayıs ayı öncesinde çözümde anlaşılabileceğine' inanıyor.
    Bir ABD'li yetkili bize, "Türkiye'de Kıbrıs konusunda en şahin kesimlerden biri olan Dışişleri bile, hükümetin siyasi yönlendirmesi sonucu, ilk kez çözüm için kolları sıvadı" ifadesini kullandı.
    Bununla birlikte, Türkiye'deki başka nüfuzlu aktörlerin, özelde de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 'Kıbrıs'ta çözüm' fikrine mesafeli olduğu ve hükümete "Sonbahardan önce çözümü zorlamayın, acele etmeyin, yıl sonuna doğru bazı girişimler AB'de işimize daha çok yarar" şeklinde telkinlerde bulunduğu izlenimi Washington'a egemen. Bush yönetimi kaynakları, bu yaklaşımı "hatalı" bulduklarını belirtiyorlar. Onlara göre, Türkiye'nin stratejik önemini abartmaması, Kıbrıs'ta çözümün mayıs sonrasına bırakılabileceğini düşünmemesi gerek. Zira Rum Yönetimi'nin, Türkiye'nin AB'ye katılımı konusunda veto hakkını elde etmesinin ardından, Kıbrıs pazarlığında KKTC ve Ankara'nın çok daha dezavantajlı konuma düşeceği kanısındalar.
    İşte bu yaklaşımlar ışığında, bu haftaki MGK toplantısının sonucunu merakla bekleyen Washington, Başbakan Erdoğan'a, "Kıbrıs için hızla, cesur adımlar atın. Bu adımlarınızı, AB yolunda en üst düzeyde destekleyelim" mesajı verecek. ABD'nin siyasi kanallardan Kıbrıs için çok daha fazla devreye girmesi bunun parçası. Eğer Erdoğan, Washington'da Annan Planı'nı temel alan müzakerelerin yeniden başlaması yönünde net bir karar ve takvimle gelebilirse, Bush da somut destek girişimlerini hemen başlatacaktır.
    Diplomatik kaynaklara göre, Britanya Başbakanı Tony Blair ve Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder başta olmak üzere, bazı AB liderlerinin bizzat Başkan Bush tarafından aranarak, "Türkiye Kıbrıs'ta çözümün önünü açıyor, bu yolda onu teşvik edin, çözüm sürecine paralel olarak, Türkiye'nin AB'ye katılımı için yıl sonunu beklemeden olumlu işaret verin, yıl sonunda da tarih açıklayın" mesajı verilmesi sürpriz olmaz. Ayrıca Bush yönetiminin Kıbrıs ve Türkiye için, Yunanistan ve diğer AB üyeleri nezdinde, bakan düzeyinde devreye girmesini de bekleyebiliriz. Burada kilit adımlardan biri de, Washington'ın yine üst düzeyli bir girişimi Türk Genelkurmayı nezdinde yapıp yapmayacağı olacak.
   
    Irak'ın geleceği
    Bush, Erdoğan'a Irak'ın toprak bütünlüğünden, 'etnik değil coğrafi' temelde bir federasyondan ve Irak'ın doğal kaynaklarının Bağdat'ın denetiminde olmasından yana mesajlar verecektir. Ancak Kerkük özelinde ABD Başkanı'nın Başbakan'a uzun vadeli garantiler vermesi zor.
    ABD'li yetkililer, bu konuda "Kerkük'ün statüsünde, geçici dönemde, oldu - bittiye getirilmiş bir değişiklik olmayacak" garantisinin ötesinde fazla bir şey söylenemeyeceğini, Iraklıların genel seçimlerini yapıp anayasalarını yazdıktan sonra Kerkük'ün statüsüne de kendilerinin karar vereceğini belirtiyorlar.
    Ancak o tarihe kadar, Kerkük'ü ya da Irak'ın herhangi bir parçasını 'kapanın elinde bırakmama' iradesi, Washington'da mevcut. Ancak bu kapsamda, Türkiye'den de Türkmenler nezdindeki nüfuzunu kullanarak bölgedeki kışkırtıcı ve şiddet içeren eylemleri önlemesi talep edilebilir.
   
    PKK ile mücadele
    Irak'taki PKK üyelerine karşı askeri operasyon ABD'nin gündeminde. Ancak Washington'ın kafasındaki takvim, TSK'yı memnun etmiyor, zira ABD böyle bir silahlı girişimi mayıs ya da hazirandan önce yapmama taraftarı. Beklemelerinde, 'iklim' faktörünün yanı sıra, 'silahsız çözüme daha fazla şans verme' isteği de etken.
    Silahsız çözüm, PKK üyelerinin çatışmadan teslim olmaları demek. ABD bu amaçla, Eve Dönüş Yasası'nın geçerlilik süresinin uzatılması ve hatta terör suçu için öngörülen bazı cezaların hafifletilmesi için Ankara nezdinde zemin yokluyor.
    Ancak bir yandan da, Bush'un Erdoğan'a vereceği mesajlar arasında, PKK'nın Irak'taki varlığına asla hoşgörü ile bakılmadığı ve askeri eylem öncesinde siyasi mücadelenin tırmandırılacağı yönünde bir teminat olabilir. ABD'li yetkililer, 'PKK ve KADEK'ten sonra, örgütün yeni ismiyle de terörist listesine alınması, AB ülkelerinin aynısını yapmaya zorlanması, Irak'ta PKK'nın hangi isimle olursa olsun siyasi etkinlik göstermesinin önlenmesi ve PKK yöneticilerinin tutuklanması' gibi önlemlerin gündemde olduğunu belirtiyorlar.
   
    Heybeli'den Erivan'a
    Bush yönetimi, Türkiye'nin Ermenistan sınırını açmasını ve Ankara - Erivan ilişkilerinin normalleşme yönünde ilerlemesi isteğinde. Bir yetkili bize, bu kapsamda özellikle, Ermeni soykırımı tezlerinin yeniden ön plana çıkacağı 24 Nisan öncesinde bir adım atılabilmesi ve Türkiye'nin hazirandaki NATO Zirvesi sırasında, Ermenistan'a yönelik bir jestte bulunması umudunu taşıdıklarını söyledi.
    Öte yandan, Ankara Heybeliada Ruhban Okulu'nu bir türlü açmayarak Washington'ın yıllardır her üst düzeyli görüşmede dile getirdiği bir talebi havada bıraktı. Talep yine gündemde. Başkan Bush'un NATO Zirvesi için İstanbul'a geldiğinde, diğer cemaatlerin liderleri ile birlikte Fener Rum Patriği ile de görüşmesi sürpriz olmaz. Ankara, o görüşmeye dek Ruhban Okulu'nu açarsa, Washington ve AB başkentleri nezdindeki prestijini ve dinsel hoşgörü tezi bazındaki inandırıcılığı artacaktır.
   
    İktisadi işbirliği
    Washington, Bush - Erdoğan görüşmesi öncesinde, Türkiye'de iş yapan, ancak sözleşmesinde sorun yaşanan ABD'li şirketlerden en az bir - iki tanesinin rahatlatılacağını umuyor.
    Başkan Bush'un, Nitelikli Sanayi Bölgesi (QIZ) projesine Türkiye'nin da dahil edilmesine ilişkin yasa tasarısı için Kongre nezdinde girişimde bulunması ise, Ankara'nın tekstil ürünlerini kapsam dışı bırakmaya razı olmasına bağlı. Ancak Türkiyeli kaynaklar, "Bir ara yol mümkün" diyerek bazı tekstil ürünlerine ayrıcalık sağlanabileceği umudundalar.
    Öte yandan, Bush yönetimi toplam miktarı zaten düşük olan dış askeri kredilerde Türkiye'nin payında bu yıl için öngörülen kesintiden vazgeçerek Ankara'ya küçük bir jest de yapabilir.
   
    Bush'tan resmi ziyaret
    Eğer Erdoğan ile Bush'un buluşması, başta Kıbrıs olmak üzere somut bir işbirliği sürecini başlatabilirse, ABD Başkanı'nın haziranda NATO Zirvesi'ne geldiğinde Ankara'ya da resmi ziyarette bulunma niyeti var. Bu niyetin Beyaz Saray buluşmasında açıklanması, önümüzdeki haftanın en çok ses getirecek haberlerinden biri olabilir.
   
    ycongar@erols.com
   
   





Taha AKYOL
Abdülhamid hakkında

Çetin ALTAN
Değişik

Fikret BİLA
Terör tazminatının gerekçesi

Yasemin CONGAR
Bush'tan Erdoğan'a mesajlar

FAİK ÖZTRAK
Özgüven, güvenin düşmanı mı?

Hasan PULUR
Onların "Ararat"ı varsa, bizim de Ağrı'mız olsun...

Derya SAZAK
Adalete güven

Ece TEMELKURAN
ARAF'TA ACI BİR ŞARKI!

Osman ULAGAY
Türkiye katılımı AB atılımı düşlüyor

Güngör URAS
Üretemiyoruz (Üretemediğimizden olduğumuz yerde duruyoruz)

Serpil YILMAZ
Annan Planı'nın ilk uygulaması!